1 Mahmut ile 2 Mahmut Dede Torun Mu? Gelecekte Bu İlişkiyi Nasıl Anlayacağız? Zamanın nasıl hızla değiştiğini fark etmek bazen gerçekten zor olabiliyor. Özel bir soru ile başlamak istiyorum: 1 Mahmut ile 2 Mahmut dede torun mu? Bu, sadece basit bir aile ilişkisi sorusu değil; aynı zamanda geleceğe dair kaygılarımı ve umutlarımı içeren bir düşünce egzersizi. Çünkü geleceği nasıl algıladığımız, buna nasıl yaklaşacağımız, sadece bireysel yaşamlarımızı değil, toplumsal yapımızı da şekillendirecek. Ben Ankara’da yaşayan, teknolojiye meraklı, gelecek üzerine sıkça düşünen biriyim. Şu anda 28 yaşındayım ve belki de etrafımda birçok insan gibi, dünyadaki değişimlerin hızına ayak uydurmaya çalışıyorum. Peki, 5-10…
Yorum BırakSıradan Olmayan Anlar Yazılar
Güç ve Kıskacında Olmak: Siyasetin Görünmez Düğümleri Güç ilişkilerini anlamak, toplumsal düzenin ve siyasal davranışların dinamiklerini kavramakla başlar. Kıskacında olmak deyimi, siyaset biliminde yalnızca bir metafor değil; bireyler, kurumlar ve ideolojiler arasında oluşan baskı, sınırlama ve zorunluluk ilişkilerini ifade eder. Bu kavramı çözümlemek, modern demokrasilerde meşruiyet ve katılım dengelerini anlamak için kritik bir anahtardır. İktidarın Kıskacı: Devlet ve Kurumlar İktidar, siyasetin temel yapıtaşıdır ve çoğu zaman kıskacın merkezi olarak tanımlanabilir. Max Weber’in klasik tanımıyla, devlet “meşru şiddeti elinde bulunduran bir otorite”dir; ancak modern siyaset biliminde bu tanım, kıskacın birey üzerindeki etkilerini anlamak için genişletilir. Devlet kurumları, yasalar ve bürokrasi, bireyleri…
Yorum BırakElektrik Çarptı mı? Haydi Gel, Beraber Bunu Çözelim! İzmir’de yaşayan, sürekli espri yapan ama bir o kadar da derin düşünen bir adam olarak karşınızdayım. Evet, sizlere biraz “gündelik hayatta elektrik çarpma” olayını anlatacağım. Hani şu, sıradan bir günde, aniden birine dokunduğunuzda vücudunuzu adeta şoklayan o elektrik var ya, işte onu konu alacağız. Hem de nasıl mizahi bir bakış açısıyla… Hazırsanız, başlıyoruz. Elektrik Çarpmasının Evrensel Felsefesi: Dokunmak ve Şok Olmak Her şey, sıradan bir dokunuşla başlar. Çalışma masasındaki kalemi düşürüp yerden alırken, mutfakta birinden bir şey isterken, ya da sokakta birinin omzuna hafifçe dokunurken… Çarpar! Neden? İşte asıl soru bu: İki…
Yorum BırakÖğrenci Kart Yaş Sınırı Var Mı? Farklı Yaklaşımları Karşılaştıralım Giriş: Öğrencilik Yaşı ve Öğrenci Kartı İlişkisi Konya’da büyümüş, mühendislik ve sosyal bilimlere ilgi duyan bir genç olarak kafamda sık sık birbirini zıt düşündüğüm konular arasında sıkışıp kalırım. Öğrenci kartı gibi pratik bir konu bile içimdeki mühendis ve insana farklı şekilde hitap eder. Öğrenci kart yaş sınırı var mı sorusunu sormak, aslında sadece bir eğitim meselesi değil; gençlik, fırsatlar, toplumsal normlar ve biraz da adalet meselesi. Bu yazıda, öğrenci kartı yaş sınırını sadece sayısal verilerle değil, aynı zamanda farklı bakış açılarıyla da ele alacağız. Çoğu zaman duygusal düşüncelerimle analitik bir şekilde…
Yorum BırakKaf Dağının Ardında Kime Ait? Bir çocuk, gökyüzüne uzanırken sorar: “Kaf Dağı’nın ardında kim yaşıyor?” Bu basit soru, insanın bilme ve anlama arzusunu sembolize eder. Bir yanda masalsı merak, diğer yanda epistemolojik bir sorgulama… Bilgiye ulaşma çabamızın ne kadar güvenilir olduğu, etik sorumluluklarımız ve varoluşun anlamı bu soruda saklıdır. Peki, gerçekten Kaf Dağı’nın ardında kime ait? Bu soruyu üç temel felsefi perspektiften — etik, epistemoloji ve ontoloji — ele alalım. Etik Perspektif: Sahiplik ve Sorumluluk Etik bağlamda, Kaf Dağı’nın “sahipliği” yalnızca fiziksel mülkiyetle değil, aynı zamanda sorumlulukla da ilgilidir. Aristoteles’in erdem etiği, mutluluğun (eudaimonia) ancak erdemli eylemlerle mümkün olduğunu öne…
Yorum BırakVenedik’te Gondolcuların Söylediği Şarkı Nedir? Venedik, eşsiz kanalları, tarihi yapıları ve benzersiz atmosferiyle bilinen bir şehir. Ancak, bu büyülü şehri daha da özel kılan bir detay var: gondollar. Bu geleneksel tekne türü, şehri keşfederken hem turistler hem de yerel halk için önemli bir ulaşım aracı olmanın ötesinde, Venedik’in kültüründe derin bir yer tutuyor. Fakat gondolların sadece bir ulaşım aracı olmadığını, aynı zamanda gondolcuların söyledikleri şarkılarla da çok yakından bağlantılı olduğunu pek çok kişi bilmiyor. Peki, bu şarkılar gerçekten nedir? Bu yazımda, hem mühendislik hem de sosyal bilimlere olan ilgimi harmanlayarak, gondolcuların söylediği şarkıların ne anlama geldiğini, neden söylediklerini ve şarkıların…
Yorum BırakBaşlangıç: Kelimelerin Gücü ve Itır Çiçeği Edebiyatın büyüsü, kelimelerin sadece bir anlam taşımakla kalmayıp duyguları, hatıraları ve hayalleri harekete geçirmesinde yatar. Okur, bir metinle karşılaştığında yalnızca yazılı kelimeleri değil, onların arasında gizlenmiş hisleri ve imgeleri de deneyimler. Peki, Itır çiçeğini nerede bulabiliriz? sorusunu edebiyat perspektifiyle ele aldığımızda, bu çiçek fiziksel bir varlıktan öte, metinlerde açan bir metafor, bir anlatı tekniği veya bir sembol haline gelir. Yazının ilerleyen bölümlerinde Itır çiçeğinin edebiyat dünyasında nasıl yer bulduğunu, hangi metinlerde ve temalarda karşımıza çıktığını inceleyeceğiz; okuyucuyu, kendi edebi çağrışımlarını paylaşmaya davet ederek, kelimelerin dönüştürücü etkisini hissettireceğiz. — Itır Çiçeği ve Edebiyatta Semboller Sembolün…
Yorum BırakEmmi Hangi Yöreye Aittir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir İnceleme İstanbul’da, sabahları işe giderken metrobüste, akşamları ise sokaklarda yürürken, sürekli bir gözlem yaparım. İnsanlar, farklı dillerde konuşur, birbirlerinden farklı kıyafetler giyer, farklı bakış açılarıyla dünyayı görürler. Ama bir şey de var ki; her şehirde, her kültürde bir dil vardır ve bu dil bazen sadece kelimelerle sınırlı değildir, bir anlam taşıyan ve bazen de önyargıların, beklentilerin ve kültürel kodların sıkıştırıldığı bir yaşam biçimiyle karşımıza çıkar. Bir kelime veya ifade, bir kültürün derinliklerinden gelirken, başka bir topluluk için aynı anlamda farklı bir alt metin taşıyabilir. İstanbul’da, birine “Emmi” diye…
Yorum BırakMavi Göz Baskın mı Çekinik mi? Geleceğe Dair Bir Bakış Giriş: Mavi Göz ve Genetik Bilimindeki Evrim Günümüzde göz rengi, insan genetiğinin bir yansıması olarak büyük bir ilgi uyandırıyor. Genetik bilimdeki ilerlemeler sayesinde, mavi gözlerin neden baskın ya da çekinik olduğu daha iyi anlaşılabiliyor. Ancak, bu konu, biyolojik bir açıklamadan öte, toplumsal, kültürel ve teknolojik boyutlarda da birçok soruyu gündeme getiriyor. Özellikle mavi gözlerin gelecekteki etkileri üzerine düşünmek, bir yandan genetik gelişimin ne yönde ilerleyeceği, diğer yandan toplumsal algıların nasıl şekilleneceği konusunda farklı bakış açıları sunuyor. Ben de bir yandan bunları düşünerek, mavi gözlerin baskın mı yoksa çekinik mi olduğunu…
Yorum Bırakİstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Felsefi Bir Düşünce Yolculuğu Hayatın çoğu anında, gündelik kararlarımızın altında fark etmeden yatan sorular vardır: “Doğru olan ne?” ya da “Gerçekten ne biliyorum?” gibi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) gibi büyük bir kurumun sahip olduğu iştirak şirketlerinin sayısını sormak basit görünse de, bu soru aslında etik, epistemoloji ve ontoloji açısından daha derin bir sorgulamayı davet eder. İnsanlık tarihinin büyük filozofları da benzer sorulara farklı perspektiflerden yanıtlar aramıştır. Bu yazıda, İBB’nin iştirak şirketlerinin sayısını ve bu yapıların toplumsal etkilerini felsefi bir mercekten inceleyeceğiz. İBB’nin İştirak Şirketleri: Bir Çerçeve 2026 itibariyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 30’un üzerinde iştirak şirketi bulunmaktadır.…
Yorum Bırak