İçeriğe geç

Millî Eğitim Bakanı kimler oldu ?

Millî Eğitim Bakanı Kimler Oldu? Bir Genç Yetişkinin Duygusal Yolculuğu

Bir Zamanlar Okulda Gördüğüm Bakanlık

Bazen bir cümle, bir anı, bir duygu hayatımızı derinden etkileyebilir. Hani şöyle bir an vardır ya, bazen en küçük bir şey bir duvarı yıkar ve sanki dünyadaki her şey bir anda yerli yerine oturur. İşte benim de kaybettiğim o anlardan biri, yıllar önce, Millî Eğitim Bakanı’nın kim olduğunu öğrendiğim andı. O zamanlar ne düşündüğümü hatırlıyorum: “Bakan değişiyor, peki ya biz? Biz hala aynı okullarda, aynı sıralarda kalıyoruz.”

Benim için Millî Eğitim Bakanı’nın kim olduğu sadece bir siyasi figür değil, biraz da eğitim hayatımın nasıl şekilleneceğini düşündüğüm bir semboldü. Bu, bir anlamda hayatımda belirleyici bir noktada duruyordu. Çünkü okulumda, Kayseri’de o sıcak sınıflarda, bazen bir şeylere hep öfkeleniyor, bazen de umutla bir değişim bekliyordum. Ama her şeyin kaderini bir tek bakan mı belirleyecekti? O zamanlar, bu soruyu hep kafamda döndürürken, hayatın en karmaşık yanıtlarını bulmaya çalışıyordum.

2000’ler, İlk Bakanımın Tanıtımı

2000’lerin başı… Çocukluk yıllarımda okula başlamıştım ve ne yapacağımı, hangi derse daha çok ilgi göstereceğimi bile tam çözebilmiş değildim. Bir sabah öğretmenim, Millî Eğitim Bakanı’nın değiştiğini söylediğinde, birden her şey kafamda karıştı. Yeni bakan, eski bakanın yerine gelmişti. “Kim bu yeni Bakan?” diye düşündüm. Çocukken, bu tür değişiklikler beni heyecanlandırıyordu. Her şeyin yenilenmesini, bir şeylerin değişmesini istiyordum. Ama bir yandan da çok kaygılıydım: “Acaba eğitim sistemim yine değişir mi?” diye düşünüyordum.

Hatırlıyorum, o zamanlar bakan değişmişti ve ben okulda resmî gazeteyi elime alıp “Millî Eğitim Bakanı kim oldu?” diye sormuştum. O gün sadece bir isim öğrendim, ama o isim benim için biraz daha fazla şey ifade ediyordu. Öğrendiğimde kalbimde bir rahatlama hissetmiştim, bir de bakanın politikası ne olursa olsun, ne kadar sağlıklı bir eğitim alacağımı düşünüyordum.

Her zaman hayal kırıklığım şuydu: Bakanlar değişiyor ama okullarda hala aynı dersler, aynı kitaplar, aynı sınavlar vardı. Evet, yeni bakan geldi ama işler gerçekten değişiyor muydu?

Bakanlık, Hayal Kırıklıkları ve Umut

Şimdi düşününce, o zamanlar kendimi ne kadar da kaybolmuş hissediyordum. Ne eğitimde ne de başka bir şeyde gerçekten büyük değişiklikler görmüyordum. Her seçim döneminde, Millî Eğitim Bakanı kim olacak diye bir heyecan duyardım, ama bakan değişse de ben o heyecanı bir türlü okulda bulamıyordum.

Kayseri’de geçen yıllarda, bazen annemle akşamları oturup eski zamanlardan, bizim okulumuzun halinden bahsederken, “Bakan kim olursa olsun, eğitim hala aynı kalacak,” derdi. “O yüzden bir değişim bekleme, kendi yolunu bulmalısın.” Bunu söylerken çok doğru bir şey söylemişti ama o zamanlar biraz hüzünlü gelmişti.

Bir dönem, bakan değişse de, her yıl aynı sınavlar, aynı öğretmenler, aynı dersler devam etti. Millî Eğitim Bakanı kim olursa olsun, sonuçta eğitimde devrim yapmak her zaman kolay olmuyordu. Ama şunu anladım ki, bazen devrim içimizde başlar. Ve o zaman bakanın kim olduğu daha az önemli hale gelir.

Sonra Bir Gün, Yeni Bakan ve Yeni Umut

Hikayenin bir başka dönüm noktası da o zaman oldu. Bir gün, günün erken saatlerinde annem “Yeni Millî Eğitim Bakanı kimmiş, biliyor musun?” dedi. O an içimde bir kıpırtı hissettim. Çünkü bakan, bir şekilde benim geleceğimi etkileyecekti. Ama o kadar da değil, dedim kendi kendime. Bakanlık, sadece bir isim, bir görevdi. Önemli olan sistemin benim için nasıl işlediğiydi. Sonunda her şeyin, benim kendi eğitim yolculuğumda nasıl bir yere oturacağıydı.

Ve o an bir farkındalık oluştu: Bakan kim olursa olsun, eğitim hepimizi etkileyen bir sistemdi. O yüzden hayal kırıklığına uğramaktansa, yapabileceğim her şeyi daha iyi yapmak gerektiğini düşündüm. Gerçekten değişen bir şey yoktu belki, ama ben hala derslerime, öğretmenlerime ve kitaplarıma odaklanmalıydım. Yani bakan değişmişti, ama ben aynı şekilde ilerlemeye devam edecektim.

Sonuç Olarak: Bakanlık ve Benim Hikâyem

Her bakan değişiminde, hep aynı hisleri yaşamıştım: bir umut, bir heyecan, sonra büyük bir hayal kırıklığı. Ama sonrasında, içimde bir şeyler değişmeye başladı. Bakan kim olursa olsun, değişim aslında bizlerdeydi. Kendi yolumuzu çizmek, kendi hedeflerimize ulaşmak için gereken cesareti, gücü kendimizde bulmalıydık.

Bugün bile, bir Millî Eğitim Bakanı’nın kim olduğunu öğrendiğimde, o eski heyecanı hissediyorum. Ama artık biliyorum ki, gerçek değişim dışarıdan değil, içimizden gelir. Hayal kırıklığından umut çıkarmayı öğrendim. Kim bilir, belki de bir gün eğitimde devrim yapacak bakan, o eski kaybolmuş gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürecektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort ankara escort