2002 Yılında € 1 Kaç TL Idi? 2002 yılı, Türkiye’nin ekonomik tarihinde önemli bir dönüm noktasını işaret ediyordu. O dönemin döviz kurları, günlük hayatımızın bir parçasıydı. Hatta birçok insan, dövizin yükselişi ve alım gücümüzün azalması gibi konularda hemen hemen her gün konuşuyordu. Ama 2002’de € 1’in ne kadar TL olduğunu soran biri olursa, cevabın net olmayacağını tahmin ediyorum. O zamanlar euro’nun Türk Lirası karşısındaki değeri o kadar dalgalanıyordu ki, tam olarak ne kadar olduğunu söylemek bazen bir yanılsama gibiydi. Yine de genel bir bakış açısıyla, 2002 yılının ortalarına doğru € 1, yaklaşık olarak 1.60 TL civarındaydı. 2002: Ekonominin Darbe Yediği…
Yorum BırakKategori: Makaleler
id=”smn5gt” Bir İnsan Bir Günde En Fazla Kaç Kilo Alır? Yedikçe Düşün, Düşündükçe Ye Şimdiye kadar hiç düşündünüz mü, bir insan bir günde en fazla kaç kilo alır? Soruyu sorarken bile sanki bir hedef belirliyormuşum gibi hissettim. Yani, aslında kimseye “günlük 5 kilo almayı hedefle!” demem. Ama bazen kendimi, özellikle tatlı ve yemekler söz konusu olduğunda, adeta bir zırhlı tank gibi hissediyorum. Tabii, başta bu kadar yediğine inanamıyorsun ama sonra karnını okşayıp “Bunu hak ettim” diyorsun. İzmir’de, gündelik yaşamın getirdiği “yemekle mücadele”de bu sorunun cevabını bulmaya çalışırken, size birkaç içsel monolog ve komik anekdot da sunacağım. Hazır mısınız? O zaman…
Yorum Bırakid=”tkwn12″ 39 Harbi Şiiri Kimin? Gelecekteki Anlamı ve Etkileri Üzerine Bir Düşünce 39 Harbi şiiri, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden bir iz bırakmış, Türk milletinin büyük bir mücadele ve direncini simgeleyen önemli bir edebi metin. Ama, bu şiirin sadece tarihi bir anlam taşıması yeterli değil. Peki, 39 Harbi şiiri kimin diye soracak olursak, bu sadece geçmişin şairiyle değil, aynı zamanda geleceğe dair bir mesajla da ilgilidir. Gelecekte, bu şiirle ilgili nasıl bir bakış açısı geliştireceğiz? Şiirin etkileri 5-10 yıl sonra hayatımızda nasıl yankı bulacak? Hem kaygılarım hem de umutlarım var, çünkü teknolojinin ve dijitalleşmenin içinde kaybolduğumuz bir dönemde, şiir gibi geleneksel…
Yorum BırakJülyen Nasıl Yazılır? Tarihsel Bir Bakışla Anlamı ve Yazım Kuralları Hepimiz bir noktada, özellikle de takvimler ve tarihlerle ilgilenirken, “Jülyen” kelimesinin yazımı hakkında kafamız karışmıştır. “Jülyen nasıl yazılır?” sorusu, aslında iki farklı anlam taşıyan bir soru. Bir yandan, ünlü Jülyen takvimi hakkında konuşuyoruz, bir yandan da mutfakta karşımıza çıkan ve oldukça popüler olan Jülyen kesiminden bahsediyoruz. Şimdi bu yazıda, her iki açıdan da “Jülyen” kelimesinin doğru yazımına ve anlamına odaklanalım. Ben de Eskişehir’de yaşayan, üniversitede çalışan bir araştırmacı olarak, günlük hayatımda hem akademik hem de pratik bilgiyle iç içe bir yaşam sürdüğüm için bu tür karışıklıkları anlamak ve anlatmak benim…
Yorum BırakGeçmişin Motoru: VTEC’in Tarihsel Yolculuğu Geçmişin izlerini takip etmek, bugünü anlamak için yalnızca bir merak aracı değil, aynı zamanda toplumsal ve teknolojik değişimleri yorumlamak için bir anahtar sunar. VTEC motoru, sadece bir otomobil teknolojisi değil, aynı zamanda Japon mühendislik kültürünün, ekonomik dönüşümlerin ve tüketici beklentilerinin tarihsel bir aynasıdır. Bu yazıda, VTEC’in ortaya çıkışı ve evrimi, tarihsel bağlamda ele alınarak incelenecektir. VTEC’in Doğuşu: 1980’ler Japonya’sında Teknoloji ve Rekabet VTEC (Variable Valve Timing and Lift Electronic Control), Honda tarafından geliştirilen ve motor performansını optimize eden bir sistemdir. 1980’lerin sonlarına gelindiğinde Japon otomobil endüstrisi, yalnızca iç pazarda değil, uluslararası alanda da rekabetçi olma…
Yorum BırakUlaş Tepe Belediye Başkanı Hangi Partiden? – Bir Felsefi Arayış Bir sabah uyandığınızda aklınıza şu soru düşse: Bir yerel liderin mensup olduğu siyasi parti, o toplumun etik duyarlılıklarını nasıl şekillendirir? Bu soru, basit bir bilgi talebinden öteye geçer. Biz, her gün siyasetin gölgesinde yaşarken, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefe dallarının gündelik hayatımıza nasıl nüfuz ettiğini çoğu zaman fark etmeyiz. Ulaş Tepe’nin hangi partiden olduğu sorusu belki de bu farkındalığın kapısını aralar: Bilgi ne demektir? Doğruyu bilmek nasıl mümkün olur? Ve siyaset, bireysel ve toplumsal değerlerimizi nasıl ifade eder? Bu yazıda bir yandan güncel bilgiye ulaşacak, diğer yandan bu bilginin…
Yorum BırakTürkiye’de Kuzey Batı: Psikolojik Bir Mercekten Mekân Algısı İnsan davranışlarının ardında yatan bilişsel ve duygusal süreçler, çoğu zaman yalnızca kişisel deneyimlerimizle sınırlı kalmaz; mekân ve coğrafya algımız da ruh halimizi ve sosyal etkileşim biçimlerimizi şekillendirir. Türkiye’de kuzey batı neresi sorusu, yüzeyde basit bir coğrafi tanım gibi görünse de, psikolojik perspektiften ele alındığında bireylerin yerel kimlik, duygusal zekâ ve sosyal etkileşim süreçleriyle doğrudan bağlantılıdır. Bu yazıda, kuzey batı kavramını bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji boyutlarıyla inceleyecek, güncel araştırmalar, meta-analizler ve vaka çalışmaları üzerinden içsel deneyimlerinizi sorgulatacak bir perspektif sunacağım. Bilişsel Perspektif: Mekân Algısının Beyindeki Yansımaları Bilişsel psikoloji, mekân algısının zihinsel temsilini…
Yorum BırakDavayte Ne Demek? Bir Kelimenin Ardında Kaybolan Bir Hikâye Kayseri’de bir kış akşamı, sabahları rüzgarın keskinliğiyle uyanıp, akşamları kar yağarken ceketimin cebinden cebime girmişti. O an, dondurucu soğuk, içimi acıtan bir yalnızlık gibi hissettirdi. Bir yandan karşımda hâlâ gözlerimden silinmeyen bir geçmiş vardı, diğer yandan ise ardında sadece bir kelime, tek bir cümle… Davayte. Bunu sana anlatmak zor. Çünkü bu kelime, ne kadar anlam taşırsa taşısın, ne kadar yüreğini sarsa da bazen kelimeler, yetersiz kalır. “Davayte” dediğinde, bir anda bir duygu fırtınası kopar mı insanın içinde? Bu kelime bana, yalnızlıkla, eski bir aşkın hatıralarıyla ve bir arayışla karışmış bir şeyleri…
Yorum BırakCam Sünger Kaç Yıl Yaşar? Kayseri’nin o soğuk kış akşamlarında, annemin mutfakta pişirdiği çorbanın buharda kararmış cam pencereden içeri süzülen ışığı, bazen insanın içini ısıtacak kadar anlamlı olur. O gün, yani yıllardır kaybettiğimiz o “neşeli” kış akşamlarından birinde, tam da cam süngerle ilgili bir düşünce aklıma düştü. “Cam sünger kaç yıl yaşar?” diye sordum kendime. Belki de garip bir soruydu, ama garip sorular bazen iç dünyamızın derinliklerinden, belki de yıllarca gizlediğimiz duygulardan doğar, değil mi? Cam Süngerin Hayatı Başlıyor O günden sonra, cam süngerle ilgili düşüncelerim kafamı kurcalamaya başladı. Kayseri’nin eski mahallelerinde büyüdüm, her şeyin tarihi bir anlamı vardı. Her…
Yorum BırakOsmanlı’da Doktorlara Ne Denirdi? Pedagojik Bir Bakış Öğrenmenin gücü, tarih boyunca hem bireyleri hem de toplumları dönüştüren bir araç olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu’nda tıp pratiği ve doktorların toplumsal rolleri üzerine düşünürken, bu dönüşümü pedagojik bir mercekten görmek bize derin bir kavrayış sunar. Peki, Osmanlı’da doktorlara ne denirdi? Bu soruyu yalnızca tarihsel bir bilgi olarak değil, öğrenme teorileri, öğretim yöntemleri, teknolojinin eğitimdeki etkisi ve pedagojinin toplumsal boyutları çerçevesinde tartışmak, hem geçmişi hem de pedagojik yaklaşımları anlamamıza olanak tanır. Bu yazıda, Osmanlı’daki tıp eğitimini ve doktorluk mesleğini pedagojik bir perspektifle ele alacak; öğrenme stilleri ve eleştirel düşünme gibi kavramları merkezde tutarak, okuyuculara kendi…
Yorum Bırak