İçeriğe geç

Ruh’ün eşi kim ?

Kayseri’de Bir Kış Akşamı ve İçimdeki Boşluk

Kayseri’nin kışı her zaman biraz sert gelir bana. Rüzgâr sadece yüzünü değil, düşüncelerini de keser gibi olur. O akşam da öyleydi. Erciyes’in uzak silueti, gri gökyüzünün altında neredeyse kaybolmuştu. Eve dönerken ellerim cebimdeydi ama içim sanki cebimde değildi; dışarıda, sokak lambalarının titrek ışığında yürüyordu.

25 yaşındayım. Günlük tutmayı bırakmadım hiçbir zaman. İnsan bazen konuşamadıklarını kâğıda dökmeden rahat edemiyor. O gün de defterimi açtım, kalemi elime aldım ama yazmakta zorlandım. Çünkü aklımda tek bir cümle dönüp duruyordu:

Ruh’ün eşi kim?

Bu soru ilk başta anlamsız gibi geliyor ama içimde bir yere saplanmış bir diken gibi. Ne zaman yalnız kalsam orada beliriyor. Sanki birinin adını bilmiyorum da onu yıllardır arıyormuşum gibi.

Defterime Düşen İlk Cümle

Kalemi kâğıda bastırdım. İlk satır yamuk yumuk çıktı:

“Bugün yine aynı soruyla uyandım.”

Sonra durdum. Pencereden dışarı baktım. Kar henüz başlamamıştı ama havada o ağır bekleyiş vardı. Kayseri’de kış hep böyle gelir; önce sessizlik, sonra yağış.

Defterime devam ettim:

“Ruh’ün eşi kim? Bunu neden bu kadar düşünüyorum bilmiyorum. Belki birini bekliyorum, belki de hiç gelmeyecek birini özlüyorum.”

Kendi yazdıklarıma bile tam anlam veremiyordum. Ama içimdeki düğüm biraz olsun gevşiyordu. Yazmak, sanki içimde dolaşan sesi biraz susturuyordu.

O gece erken uyumadım. Çünkü uyursam o soru rüyama sızacaktı.

Ruh’ün Eşi Kim? Sorusunun Peşinde

Sevgili Motevo takipçileri, bugünkü yazımızda “Ruh’ün eşi kim” konusuna odaklanıyoruz.

Bu soru ilk kez bir insanın ağzından çıkmadı aslında. Bir sokak lambasının altında, yağmurlu bir akşam yürürken zihnime düştü. O an bir şey hissettim; tarif edemediğim bir eksiklik. Sanki hayatımın bir yerinde bir boşluk var ve o boşluk bir ismi bekliyor.

“Ruh’ün eşi kim?”

Bunu kendime sormaya başladığımda, etrafımdaki insanlar daha farklı görünmeye başladı. Otobüste yanımda oturan yaşlı amca, kahvecide çay dolduran çocuk, üniversiteden tanıdığım eski bir arkadaş… Hepsi sanki bir şey anlatıyor ama ben o dili çözemiyorum.

Bir gün otobüs durağında beklerken biri yanıma oturdu. Genç bir kızdı. Elinde kulaklık vardı, gözleri uzaklara bakıyordu. Bir an göz göze geldik. O an içimde tuhaf bir sarsıntı oldu.

Sanki bir şey “yaklaştı” ama sonra hemen geri çekildi.

O an yine aynı soru geldi:

Ruh’ün eşi kim?

Otobüs Durağı Sahnesi

Soğuk beton bankta otururken zaman ağır ilerliyordu. Yanımdaki kız bir şeyler dinliyordu, belki bir şarkı, belki bir ses kaydı. Ben ise sadece rüzgârı dinliyordum.

Bir ara telefonuna baktı, sonra hafifçe gülümsedi. O gülümseme çok kısa sürdü ama bende uzun bir yankı bıraktı.

İçimden bir ses “belki o” dedi. Hemen ardından başka bir ses “hayır, bu sadece bir an” diye karşılık verdi.

İnsan bazen kendi içinde ikiye bölünüyor. Bir taraf umut, diğer taraf gerçek.

Otobüs geldiğinde o kalktı. Ben yerimde kaldım. Kapı kapanırken arkasından baktım. Sanki bir sayfa çevrilmiş gibi hissettim ama kitabın tamamı hâlâ eksikti.

Kahveci Sahnesi

Bir gün şehir merkezindeki küçük bir kahvecide oturuyordum. Ahşap masanın üzerinde buharı tüten bir çay vardı. Dışarıda rüzgâr sertti, camlar hafif titriyordu.

Yan masada bir çift oturuyordu. Sessizlerdi ama birbirlerini dinliyorlardı. Konuşmadan anlaşmak diye bir şey varsa, o an onu izliyordum.

Onlara bakarken içimde bir kıskançlık değil, daha çok bir özlem vardı. Sanki ben de bir gün biriyle böyle oturabilirmişim gibi ama o gün henüz gelmemişti.

Defterimi açtım ve yazdım:

“Belki Ruh’ün eşi kim sorusu, bir kişiyi değil bir hissi arıyordur.”

O cümleyi yazınca içim biraz hafifledi. Ama tamamen değil.

Çünkü bazı sorular cevap bulunca değil, sadece var oldukları için insanı rahatsız eder.

Geçmişin Yankısı

Çocukluğum Kayseri’nin kenar mahallelerinden birinde geçti. Dar sokaklar, yazın tozlu, kışın çamurlu olurdu. O zamanlar bu kadar düşünmezdim. Bir şey eksik mi diye sormazdım kendime.

Ama büyüyünce insan fark ediyor. İçinde bir şeyler eksiliyor. Belki de eksilen şey dışarıda değil, içeride bir yerdeydi.

Lise yıllarında çok yakın olduğum bir arkadaşım vardı. Onunla saatlerce yürürdük. Hiç bitmeyecek gibi gelen konuşmalar yapardık. Sonra bir gün taşındı. Ne bir vedası tam oldu ne de bir geri dönüşü.

O günden sonra bazı sesler hayatımdan çekildi.

Belki de “Ruh’ün eşi kim?” sorusu, o kaybolan seslerin toplamıdır.

Çocukluk Arkadaşlığı ve Sessizlik

Onunla son konuşmamız çok sıradandı. “Görüşürüz” dedi. Ama görüşemedik.

Bazen düşünüyorum, insan bazı kayıpları gerçekten fark etmiyor. O an sadece bir gün bitiyor sanıyorsun. Halbuki bir dönem kapanıyor.

Şimdi geriye dönüp baktığımda, o sessizlik bile anlamlı geliyor.

Çünkü sessizlik bazen en yüksek cevaptır.

Umutla Karışık Yalnızlık

Son zamanlarda geceleri daha çok düşünüyorum. Uykuya dalmadan önce zihnimde aynı sahneler dönüyor: duraklar, kahve kokusu, yarım kalan cümleler.

Ve o soru:

Ruh’ün eşi kim?

Bunu artık bir merak değil, bir arayış gibi hissediyorum. Ama nereye gideceğimi bilmiyorum.

Bir gece telefonuma bir mesaj geldi. Eski bir arkadaşım yazmıştı. Uzun zamandır konuşmuyorduk. Sadece “Nasılsın?” demişti.

O tek kelime bile içimde bir kapı açtı. İnsan bazen küçük bir kelimeye bile tutunabiliyor.

Bir Mesaj

Cevap yazarken uzun uzun düşündüm. Ne anlatmalıyım, nereden başlamalıyım?

Sonra sadece şunu yazdım:

“Buradayım. Biraz karışığım ama buradayım.”

O an fark ettim ki, aslında en çok ihtiyaç duyduğum şey bir cevap değilmiş. Bir temasmış.

Belki de Ruh’ün eşi kim sorusu, bir insanı değil, bir bağlantıyı arıyordu.

Kendime Dönüş

Şimdi yine defterimin başındayım. Kayseri’nin gecesi sessiz. Dışarıda hafif bir rüzgâr var. Erciyes’in karanlık silueti yine penceremin kenarında.

Kalemi elime alıyorum.

Artık o soruyu kaçmıyorum:

Ruh’ün eşi kim?

Belki bir isim değil. Belki bir yüz değil. Belki bir an. Belki de insanın kendine en yakın olduğu hâli.

Bunu yazarken içimde ilk kez bir huzur beliriyor. Çünkü bazı soruların cevabı bulunmak için değil, insanı değiştirmek için vardır.

Ve ben değiştiğimi hissediyorum.

“Ruh’ün eşi kim” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Motevo ailesi olarak her zaman yanınızdayız!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort ankara escort